Öfke en kolay gözlemleyebileceğimiz insan davranışlarından biridir. Yakın çevremizde öfke kontrol sorunu yaşayan bir insanı çoğu zaman tedirginlikle izleriz. Öfkeli bir insanla muhatap olduğumuzda çoğu zaman ne yapacağımızı bilemeyiz. Peki, öfkemizin nedenlerini anlayıp çözümleyebiliyor muyuz,  onun olası yıkıcılığından kendimizi koruyabiliyor muyuz?


      Öfke enerjisi en yüksek duygudur. Kişi kendisini tehdit altında hissettiğinde oluşur tehdit duygusu ne kadar güçlü işe şiddeti o kadar yüksek olur. Temel olarak tehditten korunmak için  tehdidin  yarattığı olumsuzluk ile savaşmak zorunda kalırız.  Öfke bu durumun ortaya çıkardığı enerjidir. Tehlikede hissediş hali sürdükçe beden bununla baş etmekte zorlandıkça ekstra enerji üretir bu da kızgınlığın gittikçe büyümesine neden olur. Biriken enerji kabına sığmayacak hale gelince kendini çok güçlü şekilde dışa vurur. Öfke patlaması dediğimiz şey tam olarak budur.  


      Kişinin karşılaştığı, yaşadığı durum gerçek bir tehditse bu durumda oluşan enerji ve bunun dışavurumu olması gereken, istenen, sağlıklı bir davranıştır. Tehdidin gerçeği sahtesi mi olur? Evet olur. Ruhumuza, benliğimize saldırılmış gibi gelebilir bize. Haksızlığa uğramış hissedebiliriz, suçlanmış hissedebiliriz, incitilmiş hissedebiliriz. Bu hisler öfke üretir. Karşılanmamış duygusal ihtiyaçlar da öfke üretir. Dışlanma, sevilmeme. Sorun bu algılamaların olduğundan daha şiddetli hissedilmesindedir. Bazen de gerçekten çok ağır haksızlıklara uğramış ve çok incitilmiş olabiliriz. Şimdi ve burada yaşadığımız haksızlık geçmişte yaşadığımız onlarca haksızlığın üzerine yaşanmış gibi gelir bize. Haksızlığa uğramışızdır bununla beraber şimdi ve burada olan haksızlık bizim algıladığımız kadar korkunç bir haksızlık olmayabilir. Öfke probleminin anahtarı burasıdır. İçimizdeki incinmiş, suçlu hisseden, haksızlıklar karşısındaki hassas tarafımızı onarmak. Öfkeden kurtulmak, altındaki duyguyu bulup onun şiddetini düşürmekle mümkün olabilir.

Öfkelenmeden 5sn önce ne hissettiniz?

* Yukarıda bahsedilen yöntemler kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Her danışanda aynı sonuca ulaşma garantisi verilemez.