Nefes çalışmalarında hangi yöntemler, hangi teknikler, hangi aşamalardan geçerek uygulanmaktadır? Sorusu birçok kişinin merak ettiği sorulardır.  Nefes Terapisi'nin mucidleri Stanislav ve Christina Grof’un  uyguladıkları temel teknikleri şu şekilde sınıflandırmak mümkün.

Klasik bir nefes seansı dört aşamadan meydana gelir ve bu dört aşamanın toplamı için önerilen süre 2 saattir.

1)      Bilincin deneyim haritasının sunumu:

Bilincin deneyim haritasının sunumu, nefes eğitmeni tarafından yapılır. Sunum süresi 5 dakikadır. Amaç, danışanları deneyimleyecekleri bilinç değişimlerinin aşamaları konusunda bilgilendirmektir.

2)      Müzik eşliğindeki nefes çalışması:

Bu aşamada, müzik eşliğinde nefes çalışmaları gerçekleştirilir. Bu aşama için önerilen süre 90 dakikadır.

Danışanlar, yerde bir mat üzerinde yatarlar. Seansın vazgeçilmez bir parçası ise müziktir. Daha öncede bahsedildiği gibi müzik, eğitmen tarafından danışanın ya da danışan grubun ihtiyacına göre belirlenir. Bu müziğe “psikotropik (rahatlatıcı) müzik” denir. Genellikle sözlü müzikler tercih edilmez çünkü sözler kafa danışan için kafa karıştırıcı ya da dikkat dağıtıcı olabilir. Danışanlar, derinden, ritmik ve hızlı bir şekilde nefes alıp, verirler. Danışanlar, birbirleri ile ya da eğitmen ile iletişim kurmazlar ve seans boyunca gözlerini kapalı tutarlar. Eğer fiziksel bir rahatsızlık hissine kapılırlarsa, bunu beden dilleri ve mimikleri ile ifade ederler.

3)      Mandala çizimi:

90 dakikalık nefes çalışmasının ardından, 10 dakika mandala çizimi yapılır. Mandala, genel olarak şekilleri belli bir geometrik düzene göre boyamaktır. Doğu kültürlerinde mandala, insanın acısına onu aydınlanmaya ulaştırarak son vermek ve hakikate ilişkin doğru görüşe ulaştırmak amacını belirten bir ifade olarak kullanılmaktadır.

4)      Deneyimlerin paylaşımı:

Seansın son aşaması ise deneyimlerin paylaşımıdır. Danışanlar, nefes çalışması esnasındaki deneyimlerini, bu deneyimleri yorumlamadan olduğu gibi anlatırlar. Bu aşama için öngörülen süre 15 dakikadır.

Yukarıda klasik bir nefes seansının aşamalarından bahsedilmiştir. Fakat, son yıllarda gerçekleştirilen nefes seanslarına, bir de telkin aşaması eklenmiştir. Nefes seansı, danışanın bilincini ve bilinçaltını eş düzeye çekmesini ve böylelikle telkinlere açık hale gelmesini sağlar. Nefes çalışmalarının ardından yapılan uyarıcı telkinler, danışanın bilinçaltı kayıtlarını kalıcı olarak değiştirmesine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle, nefes seansları aşağıdaki aşamalar eşliğinde de tanımlanabilir:

 

1) Bilincin deneyim haritasının sunumu

2) Müzik eşliğindeki nefes çalışması

3) Uyarıcı telkinler

4) Özgür bırakma süreci

5) Deneyimlerin paylaşımı

Nefes seansları, diğer psikoterapik işlemlerin öncesinde ya da sonrasında uygulanabilmektedir.   Psikoterapik seanslardan bağımsız bir olgudur. Örneğin, Crowley (2007), danışanlarını trans seansına almadan önce, 15 dakika kadar nefes çalışması yaptırdığını bildirmiştir. Bazı eğitmenler ise, diğer psikoterapi seansların ardından 15 dakika kadar nefes çalışması uygulamasını tercih etmektedir.

ABD’de, bir çok hastanenin psikiyatri bölümlerinde ve bir çok eğitim merkezinde, ergen ve çocuk gruplarına nefes çalışması yaptırılmaktadır. Psikiyatristler ve eğitmenler, birçok psikolojik ve patolojik olgunun çocukluk ve hatta bebeklik dönemlerine dayandığı konusunda hemfikirdir. Bu nedenle, nefes çalışmaları çocuklar ve ergenler için de büyük önem arz eder. Ergenler ve çocuklar için nefes çalışmaları, hem nefes eğitimi, hem de pedagoji alanlarında yeterliliğe sahip eğitmenler tarafından, çocuklara ve ergenlere özel bir program çerçevesinde yapılır.

Bizler doğru nefes almadığımızda, nefesi genel olarak sığ şekilde ve göğüs bölgesinde tutuyoruz. Bu tarz nefes alma biçimlerinde özellikle kadınların karın bölgelerine hiç nefes gitmiyor diyebiliriz. Yani çoğu kişi diyafram kasını kullanmıyor. Oysaki doğru nefesle birlikte diyafram kasını kullanmak, karnımızdaki tüm organlara masaj yapıyor ve sinir sistemini çok olumlu yönde etkiliyor. Böylece normal hayatta bu nefes alma tarzı, bizi daha sakin ve dengede tutuyor. Nefes alışkanlıklarımız düşünce sistemimizi, yaşamı algılayış şeklimizi doğrudan etkiliyor. Doğal ve olması gerektiği gibi nefes almamak, nefesimizi tutmak veya limitlemek vücut sistemimizde negatiflikler üretmeye başlıyor; negatif duygular, düşünceler…  Bir nefes uzmanı  bir kişinin sadece nefes alma tarzına bakarak onun  hakkındaki birçok şeyi söyleyebilir. Hayatı nasıl yaşadığını, nasıl algıladığını, tedirginliklerini, korkularını... Nefesimizi tutuyor ve sınırlıyor olmamız düşünce sistemimizi bu denli kısıtlıyor ve olumsuz yönde etkiliyorsa tüm bu olumsuzlukları nefes alma biçimimizi düzelterek değiştirebilme ihtimaliz vardır.. Kısacası doğru şekilde nefes alarak, diyafram kasının kullanılmasıyla birlikte hayatta kendinizi daha güçlü, enerjik, net, dingin ve kararlı hissedebiliriz.

 

* Yukarıda bahsedilen yöntemler kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Her danışanda aynı sonuca ulaşma garantisi verilemez.